Bir insanın yapmaktan ölesiye zevk aldığı birkaç şeyden biridir cinsellik. Başka ne var?
- uyku; ovvvv süper bi şey...
- yemek yemeekkkk; çatlayacasıya yemek...
- Yavru kedi-köpek mıncırmak; yerim...
Bu liste uzar gider. Yok yaw ne alakası var olabiliriz. Derrida, kelimelerin anlamlarının tanımlanmasının tamamlanmadığını söyler. Yani bir ömür boyu süren bir tamamlanma hikayesi. Kısaca bizim sandalye dediğimiz şey aslında bir sandalye değil. Bize en başında öğretilen ve o öğretilene göre deneyimlediklerimizin topluluğu ama tam olarak bu da değil, gelişiyor...
Aynı şekilde "zevk" de öyle bişey. Herbirimiz için farklı anlam ifade ediyor. Aynı şeyden zevk aldığımızı söylesek bile, aynı derecede mi alıyoruz? Aynı şekilde mi alıyoruz? Kendim bile zevki farklı olaylar için farklı şekillerde tanımlıyorum, aynı kelimeyi mimikleri kullanmama rağmen.
Kötü bir durum değil bu... İşte bu yüzden farklılıkları da seviyorum. Herşeyin tadı farklı, neticede benzer duyguyu yaşatsa da. Uyku da zevkli, uyanık kalmak da... Yalnızlık da zevkli, birisiyle olmak da...İnsanların zevk alma kanallarını olabildiğince seçebilmeleri gerektiğini düşünüyorum. Tabi ki bir çarkın dönmesi için sürekli uykuyu tercih etmem hoş olmazdı :)
İnsan yine de körü körüne benzer alışkanlıklardan zevk almayı seçse de en sonunda, seçebilme özgürlüğünün varlığını bilmek çok güzel birşey.
Burada nedense içimden domates ve pazarlarla ilgili bir cümle yazmak geldi ama yapmıcem :) Neyse neyse, kahveden çok anlayan biri değilim ama dünyanın belli başlı yerlerinde süper kahve yetiştiğini de bilirim. Kahve içmekten zevk alan biri olarak çok major farklılıklar yoksa pekçok kahve hemen hemen aynı tadı verir -- bu bir gerçeğim benim. Ancak etrafımda o kahve çeşitliliğinin olmasını bilmek ve istediğimde ve/veya ulaşabildiğimde değişik çeşitleri tadabileceğimi bilme fikri de çok zevkli.
Zevk işte... Kendi içinde gelişen, değişen ve asla tam olarak tamamlanmayacak bir duygu...O nedenle anlık düşünmek lazım. Biri size "bundan zevk alıyorum" diyorsa, sorgulamadan - yargılamadan - kendi kalıbına koymadan anlamak lazım. Bu kadar. O cümle sadece o an için, o insanın o anki hali için doğru olan bir yorum. Bu kadar.
Aslında bundan tamamen farklı birşey yazıcektim. O sebeple cinsellik ile dan die girdim. Heh, hatırladım... Uleyn içim dışım cinsellik oldu, artık zevk almıyorum dicektim :) hehe! Eğitimlere hazırlık... sitedeki gençlere yazmak... oraya yazmakkk, buraya yazmak... üstüne bu haftaki kongereyi hazırlık... Böğhh geldi.
Zevk hakkında konuşmak zevkliymiş ama :)
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
0 comments:
Post a Comment