VESİKANIN İPTALİNİN YOLU AÇILDI

YESSSS! ooo bugünün süper haberi ilan ettim bunu. Daha çok dava edelim, böylece hep toplumu hem de bir takım öküzcan yargı üyelerini değiştirelim. 

Kanırtıcı bi süreç ama yapmalı.

Ülkemizde seks işçiliği bir suç değil (dünyanın pek çok yerinin aksine) ancak vesika denilen olay genelevlerde çalışan kadınların kabusu haline gelen bir insan hakları ihlali. 

Devamı da gelsin bu haberin :) 



Haberin kaynağı: birgün gazetesi 

NEZAHAT ALKAN-OZAN BİLİR

 

Yaşamlarının bir döneminde genelevlerde çalışan ancak daha sonra bu işi bırakmasına rağmen Emniyet kayıtlarına giren “vesika”larından bir ömür boyu kurtulamayan kadınlara Danıştay’dan müjdeli bir haber var. Danıştay 10. Dairesi, Karaköy Genelevi’nde çalışan bir kadının bu işi bırakıp evlenmesinin ardından yaptığı vesika iptali başvurusunu reddeden mahkeme kararını bozarak başvurucunun saklanacak parmak izi kaydında “genel kadın” ibaresinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Bu kararla başvurucu Filiz K., hem İstanbul Emniyeti ve valilikteki vesika kaydını sildirmeye hak kazandı hem de benzer durumdaki mağdur kadınlar için vesika iptalinin yolunu açmış oldu.

Çok genç yaşlarda gayrıresmi olarak evlendirildiği kişi tarafından genelevde çalıştırılan eski hayat kadını Filiz K. 6 yıllık hukuk mücadelesinin ardından kendisine vurulan damga anlamına gelen vesikasından Danıştay kararıyla kurtuldu. 1993 yılında çalıştığı Karaköy Genelevi’nden ayrılan ve o tarihten sonra evlenip iki çocuk annesi olan genç kadın, kendisi dışında çocukları ve yakın aile çevresinin de yaşamını olumsuz etkileyen resmi makamlardaki vesika kaydından kurtulmak için önce İstanbul Valiliği"ne başvurdu. Valilik, Filiz K.’nın bu talebini uygulamanın yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddetti.

 

‘DEVLET SUÇTAN PARA KAZANMAZ’

Genç kadın mevcut vesikayla bir ömür suçlu ilan edildiğini öne sürerek İstanbul Valiliği’nin bu kararına İstanbul 3. İdare Mahkemesi’ne başvurarak itiraz etti. Mahkeme başvurusunda Filiz K.’nın avukatları Mevlüde Ertek Tanrıverdi ile Abdurrahman Tanrıverdi Fuhuşla Mücadele Tüzügü’nü hatırlatarak bu tüzükle fuhuştan vazgeçen kadına yardımcı olunmasının öngörüldüğünü, ancak mevcut vesika kaydı uygulamasının başta insan hakları olmak üzere genel hukuk ilkeleri ve uluşsalararası anlaşmalara aykırı olduğunu bildirdi. Dava dilekçesinde “Vesika kaydının kişi öldükten sonra 2 yıl ve her koşulda 75 yıl saklanması hukuka uygun değildir. Vicdan ve adalet duygusu ile de bağdaşmaz. Vesika suç kaydı gibi niteleniyor ve olumsuz etkileri de ortada. Bu kadınlar suçlu ise devletin bu faaliyetten vergi almaması gerekir. Zira devlet suç işletip bundan kazanç sağlamaz” denilerek vesikanın iptali yönünde karar verilmesi istendi.

 

İKİNCİ RET MAHKEMEDEN

Filiz K. ve avukatlarının bu başvurusu İstanbul 3. İdare Mahkemesi tarafından da “yasaya aykırı bir durum olmadığı” gerekçesiyle reddedilerek İstanbul Valiliği"nin vesikayı silmeme kararına onay verilmiş oldu. Filiz K. zorlu hukuk mücadelesini bir üst makam olan Danıştay"a taşıdı.

 

YILMADI KAZANDI

Filiz K.’nın vesika sildirme girişimlerine verilen olumsuz yanıtları inceleyen Danıştay 10. Dairesi, Türkiye"de bir ilk karara imza attı. Mahkeme Başkanı Mehmet Ünlüçüy ve dört üye hakimin oy birliği ile verdiği kararla Filiz K.’nın emniyet kayıtlarındaki parmak izinin saklanmasına ancak bu parmak izinin beraberindeki “Genel kadın” ibaresinin kaldırılmasına karar verdi. Kararın gerekçesinde vesika kaydının saklanmasının insan haklarına ve yapılan değişiklikle Polis Vazife ve Salahiyetleri kanunu’na aykırılık oluşturduğu belirtildi. Polisin yetkileri ve görevlerini belirleyen yasada 2007 yılında yapılan değişiklikle işi bırakmış hayat kadınlarının kayıtlarının saklanmasına ilişkin hüküm olmadığı da mahkeme kararında belirtildi.

 

AVUKATLAR ZORU BAŞARDI

Filiz K.’nın avukatları Mevlüde ve Abdurrahman Tanrıverdi karar ilişkin şu değerlendimeyi yaptılar:  

“Anayasamızda Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olduğu yazılı ise de, aslında, bir ‘Gelenekler Bürokrasisi’ olduğu çok açık. Bu nedenle, yıllardır yasaların buyrukları dinlenmemiş, görmezlikten gelindi. Ülkemizin geldiği aşama, özellikle de Avrupa Hukuku’nun baskısı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) içtihatları Danıştay’ın bu yönde bir karar vermesini sağladı. Bu kararın, çok önemli açılımları da olacak. Eskiden, örneğin polis veya subay olmak isteyen bir gencimiz hakkında yapılan araştırmada, babasının hamamda tellak, peştemalcı v.s. gibi bir iş yapmış olması nedeniyle veya bir sabıkası olması nedeniyle olur verilmiyor ve bu gencimiz de polis veya subay olmaya hak kazanamıyordu.

Ülkemizde hak arama yolları yeterince gelişmemiş olduğu için, haksızlığa uğrayan, uğradığını biliyor ancak, sesini çıkaramıyordu. Şimdi gelinen nokta ise, iç açıcı. Genelev vesikası bile kaldırılabiliyor. Bu Türkiye’de önemli bir ilk. İnsan hakları açısından önemli bir açılım ve doğaldır ki aynı durumdaki mağdurlar için bu karar emsal oluşturacak.”

 

***

Bağımsız Milletvekili Adayı Ayşe Tükrükçü:

Öncelİkle Danıştay"ın vermiş olduğu karar olumlu fakat karar sonuna kadar uygulanacak mı, onu görmek lazım. Danıştay kadının bu işlerle uğraşmıyorsa  kaydı silinebilir diyor, bu noktada sormak gerekir eğer bu kadın hâlâ aynı işi yapsaydı kaydının silinmesi için bu kadar mücadele verir miydi? Tabiki vermezdi. Aynı cezaevine düşmüş insanlar gibi resimlerimiz çekiliyor ve parmak izlerimiz alınıyor. Bunların hepsini kaldıracak mı Danıştay? Ben Danıştay"ın verdiği kararın, gerekli yasal düzenlemeler yapılmadığı sürece gerçek hayatta ve uygulamada geçerli olmayacağını düşünüyorum. Devlet öncelikle seks işçilerinin varlığını kabul etmeli ve gereken yasal haklarını vermeli. Devlet onların başta sigorta ve statü olmak üzere birçok temel hakkını vermekten kaçınıyor. Danıştay"ın kararı bir adım olabilir fakat gerisinin gelmesi şart.

Çocuk sahibi olmamızın önünde birçok engel var. Bize verilen vesikalar, çocuklarımızın ve ailemizin hayatlarını da etkiliyor ve devlet kademelerinde iş sahibi olmalarını imkansızlaştırıyor. Haklarımızı tanımayan ve bizi görmezden gelen böyle bir devlete nasıl çocuk doğuracağız? Başbakan bizlerden, doğacak çocuklarımızdan ve hayatlarını kaybetmiş kadınlardan özür dilemeli.

0 comments:

Copyright © 2008 - Nobody's Wife - is proudly powered by Blogger
Blogger Template